17 Ağustos 1999 yılında gerçekleşen Marmara Depremi, Türkiye’nin kuzeybatı bölgesinde büyük bir yıkıma neden oldu. O dönem, Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde sulara gömülen yapı ve eşyalar, yıllar sonra bile meydana gelen depremin etkilerini ortaya koyuyor. Bölgedeki sular altında kalan alanlar, teknik ekipler tarafından detaylıca taranıyor ve görüntüleniyor. Bu alanlar, deprem sonrası oluşan batık bölgeler, günümüzde dalış turizminin bir parçası haline geldi ve ziyaretçilere de ilginç bir deneyim sunuyor.
Deprem sırasında özellikle Değirmendere sahili yakınlarındaki bu alanlarda pek çok yapı büyük hasar gördü. Kıyıya yakın oteller, vapur iskelesi, çay bahçeleri ve çeşitli evler sular altında kalmış, bu kalıntılar ise yıllar sonra dalgıçlar tarafından detaylı şekilde inceleniyor. Bu batık bölgelerin derinliği 18 ila 55 metre arasında değişiyor ve bölgede göze çarpan en önemli unsurlar arasında, deprem esnasında kökünden sökülen dev çınar ağaçları, eski şemsiyeler, sokak lambaları ve seyyar satıcı tezgahları bulunuyor. Bu kalıntılar, bölgenin ne kadar dramatik bir şekilde etkilendiğini ve zamanla sular altında kalan yapıların silüetlerini gözler önüne seriyor.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Dalgıçlar Derneği’ne bağlı çeşitli ekipler, bölgede düzenli olarak dalışlar gerçekleştiriyor. Özellikle Değirmendere Sualtı Topluluğu (DESSAT) tarafından yapılan bu çalışmalar, deprem sonrası ortaya çıkan su altı görüntülerini belgeleyerek bölgenin tarihini ve dramatik etkisini gelecek nesillere aktarma amacı taşıyor. Bu çalışmalar, bölgedeki yıkımın boyutlarını ve depremin su altındaki kalıntılarını görerek, afetlerin olası sonuçları hakkında farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Depremin yüzeydeki etkilerinin yanı sıra, su altındaki görüntüler de bölgenin uzun vadeli değişimini ve insan yaşantısının bu doğal felaketten nasıl etkilendiğini gözler önüne seriyor.
