TÜİK Verileri: Doğurganlık Hızındaki Sürekli Düşüş
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 yılına ilişkin açıkladığı doğum istatistikleri, ülke nüfusunun geleceği hakkında önemli sinyaller veriyor. Toplam doğurganlık hızı, nüfusun kendini yenileyebilmesi için gereken 2,10 seviyesinin çok altında kalarak 1,42’ye geriledi. Bu düşüş, son dokuz yıldır kesintisiz bir şekilde devam eden endişe verici bir eğilimi gözler önüne seriyor.
İllere Göre Büyük Farklar
Doğurganlık hızında iller arasında ciddi bir uçurum bulunuyor. En yüksek doğurganlık hızı 3,15 ile Şanlıurfa’ya ait. Bu ili Şırnak ve Mardin takip ediyor. Listenin diğer ucunda ise 1,09 çocuk ile Bartın yer alıyor. Bartın’ı İzmir, Eskişehir, Ankara ve Zonguldak gibi iller izliyor.
Bu veriler, doğurganlık hızı düşüşü nedenleri hakkında araştırma yapanlar için kritik bir kaynak niteliğinde. Özellikle genç çiftler, gelecek planları yaparken bu tür demografik verileri dikkate alıyor.
2017 ile 2025 Karşılaştırması: Tablo Nasıl Değişti?
2017 yılında 57 ilin doğurganlık hızı nüfus yenileme seviyesinin altındaydı. 2025’e gelindiğinde bu sayı 76’ya yükseldi. Daha çarpıcı olan ise şu istatistik:
- Doğurganlık hızı 1,5’in altında kalan il sayısı 2017’de sadece 4 iken, 2025’te 59’a fırladı.
- Hızın 3 çocuk ve üzerinde olduğu il sayısı ise 10’dan yalnızca 1’e (Şanlıurfa) düştü.
Eğitim ve Doğurganlık İlişkisi
Annelerin eğitim durumu, doğurganlık hızıyla doğrudan ilişkili görünüyor. 2025 verilerine göre ilkokul mezunu annelerin ortalama 2,51 çocuğu varken, bu sayı yükseköğretim mezunu annelerde 1,24’e kadar iniyor. Bu durum, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe doğurganlık oranı düşüyor şeklinde özetlenebilecek bir gerçeği ortaya koyuyor.
Türkiye, 1,42’lik hızıyla Avrupa Birliği ülkeleri arasında 11. sırada yer alıyor. Demografik dönüşüm ve nüfus politikalarına dair daha kapsamlı analizler için vurgu.net adresini takip edebilirsiniz.
